Gelecek Habercisi Haziran 2039

kapak_haziran1 (1)

Kapgel’in DNA’mıza Uygun Yiyecekleri Hepimize İyi Gelecek!

Ünlü yiyecek uygulaması Kapgel’den büyük girişim! Tüm dünya üzerinde top trendlerden olan kişiye özel gıda tüketiminin sağlık üzerinde olan etkisi konusunda bilincin artması, kişilerin DNA analizlerine uygun besinler tercih etmesinin en önemli nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Bugün Avrupa’nın %80’i anne babalarından kalma eski diyet alışkanlıklarını bir kenara bırakarak, sağlık ölçümlerine ve DNA’larına uygun diyetleri tercih ediyor. Tabi dünyaca ünlü gıda markaları da kişilerin DNA’larına uygun besin üretimi konusunda yarışa girmiş durumda. Türkiye’de ise bu konudaki ilk girişim ünlü gıda firması Kapgel’den geldi.

Türkiye’nin en çok tercih edilen yiyecek uygulaması Kapgel, müşterilerinin DNA’larına uygun yiyecek paketi seçenekleri ile karşımızda. Chatbotlarının topladığı veriler üzerinden müşterilerinin damak zevkini analiz eden ve sağlık veri analizleri ile müşterilerinin DNA’larına en uygun besinleri bildiklerini açıklayan Kapgel’in CTO’su Şermin Şeker, gelecek hafta itibariyle tüm müşterilerine DNA’larına uygun yetiştirilmiş, taze ve işlenmemiş sebze, meyve ve pişmiş yiyecek paketlerinin satışa sunulacağını duyurdu.  Şeker, müşterilerin en çok tercih ettiği meyve, sebze ve hayvani gıdaların GDO yöntemiyle değiştirilerek DNA’larına uygun hale getirildiğini belirtti. Türk insanı için çok önemli olan damak zevki konusunda da şüpheye düşülmemesi gerektiğinin altını çizen Şermin Şeker, özel ortamlarda yetiştirdikleri yiyeceklerin tatlarının birebir orijinalleri ile aynı olduğunu söyledi.

Şermin Şeker, DNA’ya uygun kişiselleştirilmiş yiyecek paketlerinde, müşterilerin tercihine göre; günlük, haftalık veya aylık periyodlar halinde düzenli olarak gönderme seçeneğinin sunulduğunu belirtti.

Karanlık Fabrikalar %75’e ulaştı, Türkiye Ekonomisi Aydınlandı!

Türkiye Enerji ve Teknoloji Bakanlığı’nda yetkili olarak görev alan Işık Alkan’ın sabah saatlerinde yaptığı açıklamaya göre; 2039 yılı haziran ayı itibariyle, Türkiye’de üretim sektörünün en önemli alanları olan fabrikalarımızın %75’i artık dijital ve karanlık, yani otonom. Alkan’ın mutluluğu gözlerinden okunurken, sözlerini: “Fabrikalarımız karardı, enerji tasarrufumuz ve ekonomimiz aydınlandı, Türkiye artık üretim sektöründe dünya üzerindeki birçok ülkeden daha dijital ve daha gelişmiş bir noktada. Artık tek amacımız tüm fabrikalarımızın tamamen kararması!” diye sürdürdü.

Bilindiği üzere, 2020’lerde Türkiye’de yaygınlaşmaya başlayan akıllı fabrikaları yaygınlaştırma süreci; yüksek enerji tasarrufu, üretim kalitesi ve verimlilik artışı sağlaması nedeniyle önemli bir dönüşüm süreci olarak görülüyordu. Ayrıca insan çalışanların olduğu eski fabrikalarda; zehirli maddeler, yüksek sıcaklıklar ve ölümcül gazlar gibi sayısız tehlikeler nedeniyle iş güvenliğini sağlamak hem çalışanlar hem de işverenlerin korkulu rüyasıydı. Fakat artık bu tür işler tamamen otonom sistemlerin elinde ve insan güvenliği maksimum seviyede. Fabrikalarımızın %75’inin otonom olduğu bugüne geldiğimizde, insan çalışanların ihtiyaç duyduğu aydınlatma, ısıtma, soğutma ve havalandırma gibi sistemler de tarihe karıştı. Bu durum hem iklim değişimi, hava kirliliği, can güvenliği gibi birçok sorunun önüne geçti, hem de üretimde verimliliği kat be kat arttırarak Türkiye’nin dünya ekonomisinde 4.sıraya yükselmesini sağladı. Yani karanlık fabrikalar bugünü ve geleceğimizi aydınlattı!

Kadınlar Venüs’ten Erkekler Mars’tan Sözü Tarihe Karışıyor!

Çağımız Nesnelerin İnterneti çağı. Yani günlük hayatta kullandığımız iğneden akıllı ev sistemlerimize ve kıyafetlerimize kadar her şey ama her şey internete bağlı. Elbette biz insanlar da internete bağlıyız. Bilim insanlarının uzun süredir sağlık verilerini toplayarak ölüm tarihimizi bile tahmin edebildiği bir çağda yaşıyoruz. Peki neden karşımızdakinin duygularını da bir tıkla bilmek mümkün olmasın?

Elimizdeki büyük veriyi kullanarak empati kurmayı kolay hale getirmek için bir süredir Oxford Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı canla başla çalışıyordu. Dün itibariyle proje başkanı Ersan Campel, geliştirdikleri özellik ile artık empatinin bir tık uzağımızda olduğunu açıkladı. Campel, dünya üzerindeki tüm insanların duygu durum verilerini topladıklarını ve geliştirdikleri yapay zekâ programının kişilerin anlık duygu durumlarını ölçerek karşı tarafa aktarabildiğini belirtti. Üzerimizde bulunan sensörlerden toplanan veri analizi sonucu geliştirilen empati özelliği; her iki tarafın da özelliği etkin hale getirmesi ve birbirlerine özelliğin etkin hale gelmesini izin verip match olmaları ile çalışıyor. Karşımızdaki insanın duygu durumuna bağlı olarak eğlence, kızgınlık, üzüntü gibi duyguları tanımlayarak bildirim gönderen empati özelliği en çok romantik ilişkilerde işe yarayacak gibi görünüyor. İlişkilerdeki birçok problemin karşı tarafın ne hissettiğini anlayamamaktan kaynaklandığını dile getiren Campel, sorunların çözümü için empati özelliğinin etkin hale getirilmesini öneriyor. Odak grup içerisinde denense de henüz dünya çapında bugün itibariyle kullanılacak olan empati özelliğinin çiftlere ne kadar yarayacağı ise en büyük merak konularından biri.

Çin ve Amerika’nın Ardından Mars’ta Koloniler Kuran Türkiye ve Danimarka Tarım İçin Kullanılacak Su Kaynaklarının Paylaşımı İle İlgili Politik Bir Kriz Yaşıyor.

Mars’ta kolonilerin kurulmasının ardından, son yıllarda kolonilerde yaşayan insanların sayısı gittikçe artış gösteriyor. Kolonilerin ilk kurulduğu dönemlerde; yüksek maliyetli dünyadan taşınan gıda ürünleri ile beslenen Mars nüfusu; son 6 aydır Mars’ta tarımsal faaliyetler gerçekleştirerek yiyeceklerinin bir kısmını üretebilir hale gelmişti. Fakat tarımsal üretimin yaşayan nüfusa yeterli olması için; hidroponik seralarda, hava koşulları açısından kontrollü bir ortamda üretilecek olan tarım ürünleri için elbette suya ihtiyaç var.  Tarımsal üretim için su kaynağı olarak kullanılan, Mars’ın güney kutbunda 20 km bir alana yayılan dev buzul gölü, Mars’ta kendi kolonilerine sahip olan Türkiye ve Danimarka arasında bölgenin paylaşımı konusunda anlaşmazlıklara neden oldu. Her iki ülkenin de ortak kullanımına açık olan alanda, su kullanım miktarı ile ilgili ihtilaflar yaşanıyor. Bu durumun ivedilikle çözülmesi gerektiğini dile getiren Dünya Uzay Kolonileri Kurulu, iki ülkenin devlet başkanlarını bu hafta perşembe günü yapacakları toplantıda bu alanı paylaşma konusunda uzlaşı toplantısı yapmaya davet etti. Toplantı kamuoyuna açık bir şekilde gerçekleşecek ve canlı olarak izlenebilecek.

 

Bugün İtibariyle Dünya Üzerinde Yenilenemez Enerji Kaynakları İle Çalışan Tüm Arabalar Tarihe Karıştı.

Son 40 yıldır yenilenemez enerji kaynakları ile çalışan taşıtlara karşı geliştirilen duruş sonunda meyvesini verdi. Haiti başkanı Michel Latortue yaptığı açıklama ile, dünya üzerinde benzin ile çalışan otomobillerin olduğu son bölge olan Leogane’de bugün itibariyle tüm taşıtların rafa kaldırıldığını duyurdu. Büyük bir törenle geri dönüşüm istasyonuna gönderilen benzinle çalışan son taşıtların görüntüleri tüm dünya üzerinde canlı olarak yayımlandı.

2000’li yılların başından bu yana iklim değişimine karşı artan bilinçlenme ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına olan yönelim sonucunda artık otomobil endüstrisi yepyeni bir yüzle karşımızdaydı. Uzun yıllardır iklim değişimi ve hava kirliliği gibi birçok sorunla mücadele eden insanlık, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmişti. Bu amaçla elektrik, güneş enerjisi gibi alternatif ve sürdürülebilir enerji kaynakları ile çalışan taşıtların sayısı gün geçtikçe artmıştı. İnanılması güç olsa da bir çoğumuzun son yıllarda otomobil müzelerinde karşılaştığımız benzin, mazot, lpg gibi yakıtlarla çalışan arabalar, Haiti’nin Leogane şehrinde hala kullanılıyordu. Bugün itibariyle büyük bir törenle taşıtların kullanımına son veren ülke başkanı Latorture, bugünün ülkesinde Temiz Enerji Günü olarak kutlanacağını açıklayarak tüm dünyanın yüreğine su serpti.

Fake Michael Jackson Şarkısı Sanatçının Orijinal Şarkılarından Daha Yüksek Tık Sayısına Ulaştı!

Son yıllarda yapay zekanın şu anda hayatta olmayan dünyaca ünlü sanatçıların seslerini birebir kopyalayarak piyasaya sürdüğü şarkıların oranı hayli artmış durumda. Öyle ki, yapılan araştırmalara göre bu fake şarkıları dinleyen insanların birçoğu, yapay zekâ üretimi olan bu şarkıların orijinal olduğu sanrısına kapıldı. Hatta bu fake şarkılar, belki de orijinallerinden bile daha çok tutuldu.

Bu durumun son örneklerinden biri ise Youtube’da izlenme oranı 1 milyara ulaşmış olan Michael Jackson’ın fake şarkısı “Take a Break!”. 70’lerin başında Zenci pop ve Soul vokal gruplarının dünya çapındaki temsilcisi olan, 2009’da hayatını kaybeden ve popun kralı unvanını taşıyan ünlü şarkıcı Michael Jackson’ın adı kullanılarak yayımlanan fake şarkı “Take a Break” dünya üzerinde en yüksek izlenme oranına sahip olan şarkı unvanını eline geçirdi. Şarkı paylaşımlarında yapılan yorumlardan yola çıkarak bir kamuoyu araştırması yapan araştırma şirketi Investigator, dinleyicilerin %43’ünün fake Michael Jackson şarkısının orijinal olduğunu düşündüklerini ortaya koydu. Popun kralının orijinal parçalarından kat be kat daha yüksek dinlenme oranına sahip olduğunu ve fake şarkının büyük bir çoğunluk tarafından orijinal olduğunun sanıldığını dile getiren Investigator araştırmacılarından Gülsüm Kurtalan, bu durumu çağımızın ilginç bir yanılımı olarak nitelendirdi.

HAZİRAN 2019

Huawei kurucusu rahat…

HAZİRAN 1999

Napster piyasada.

HAZİRAN 1979

Carter ve Brezhnez SALT II nükleersizleşme anlaşması imzaladı.

Benzer Yazılar