Finansalların Dijitalleşmesi

Finance-Blog

Finansallar nedir? Bir şirketteki finansal unsurlardır. Para, nakit, kasa, ödeme, para transferleri, maaş ödemeleri, otomatik ödemeler, borçlar, çekler, senetler, krediler, akreditifler, yatırımlar, masraflar ve bunun gibi aklınıza gelebilecek, üzerinde veya rakamın devamında bir para birimi işareti olan tüm unsurlardır.

Son 50 yıllık süreçte bu unsurlar büyük oranda dijitalleşti. Nasıl mı? Bankalar ve diğer finans kuruluşları giderek daha online ve elektronik hale geldiler. Eskiden nakit para bir hesaptan başka bir hesaba bilfiil taşınması gerekirken, artık bir havale veya EFT işlemi ile bu basitçe ve neredeyse ışık hızında çözümlenmektedir.

Banka işlemlerinin dışında ülkemizde ve bazı başka ülkelerde çek ve senet kullanımı oldukça yaygın. Üzerinde bir tutar (ve bizde ayrıca genelde ileri vadeli bir tarih) yazan bir kağıt parçasıdır. Bunlar para veya benzeri gibi elden ele dolaşmaktadır. Vadesi geldiğinde ilgili bankada nakde çevrilmektedir, ciro edilmektedir ve hesaba geçmektedir.

Günümüzde tarayıcılar ile ve ileri görüntü işleme kabiliyetleri ile bu el yazısı ile dolaşan çekleri, senetleri tanımak, algılamak ve proses etmek mümkün hale gelmiştir. Ülkemizde Miletos isimli yapay zekâ girişimi bu konuda son derece başarılı çözümlerini bazı finans kuruluşlarına kurmuş durumdadır.

Finansal işlemlerin önemli bir kısmı ödemelerdir. Şirketler tedarikçi ödemelerini, kurum (elektrik, su, gaz, telefon, vb.) ödemelerini, maaş ödemelerini, kira ödemelerini düzenli olarak yapmak zorundadır. Bir zamanlar bunlar manüel ilgili banka şubesinden yapılırdı. Sonra listeler hazırlanıp, banka şubesine fakslanır hale geldi. Daha sonra o listeler elektronik olarak bir FTP adresine, yani İnternette güvenli bir yere yüklendi. Banka yetkinliğine göre bunları otomatik yaptı veya operasyon merkezinde bir memur bunları teker teker işledi. Sonra e-bankacılık gelişti. Müşteriler bu işleri kendi kendilerine yapabilir hale geldiler. Sonra API dönemi başladı ve bankalar müşterilerinin sistemleri ile entegre bir hale geldiler. Tümüyle olmasa da kayda değer müşteriler, kayda değer işlemleri olan, entegre olunabilecek sistemler kullananlar ile…

Bugünlerde bunun daha ötesi düşünülmekte ve yavaş yavaş gerçekleştirilmektedir. Tedarik zinciri finansmanından, sistemlerin entegre olmasına hatta bankaların bulut tabanlı ticari paket programları kullanmalarına kadar ilginç ve katma değerli hizmetler oluşmaktadır. Böylece şirketler finansallarını ve bunların yönetimini doğrudan banka ile entegre bir şekilde yapabilmektedir. Banka için çok sadık ve “göbekten bağlı” bir senaryo oluşmaktadır.

Ödeme dünyası çok muazzam büyüklüğü olan bir dünya. Perakendeciliği, e-ticareti ve diğer alanları düşünürseniz, hepimiz her gün onlarca bazen yüzlerce işlem yapıyoruz. Nakit, kredi kartı, mobil ödeme, mobil cüzdan ve daha nicelerini kullanıyoruz. Nakdin oranı giderek azalmaktadır. Kart kullanımı stabil hatta öngörüler onun da azalmasından yana. Zira mobil cihazımızı çok seviyoruz. Her zaman yanımızda ve onunla yapılan ödemelerde markaların uygulamaları sayesinde farklı sadakat programları, diğer uygulamalarla entegrasyonlar nedeniyle pek çok farklı imkân doğmaktadır. Starbucks uygulaması ile ödeme yapmak gibi… Hatta İstanbul’da eski adı Akbil olan İstanbulkart ile sadece otobüs, vapur ve metro ödemelerini değil, aynı zamanda İBB’nin sunduğu umumi tuvaletlere giriş bedelini dahi ödeyebiliyorsunuz. Bu kartı yapan ve işleten Belbim artık ödeme/finansal işlemler lisansı olan bir kurumdur.

Bir diğer dijitalleşme boyutu ise finansal değer taşıyan evrakların dijitalleşmesidir. Faturanın ne olduğu bellidir. Bir kurum verdiği hizmet veya ürün karşısında müşterisine bir tutarı olan fatura keser. Genelde vergi oluşur. Karşılığında bir ödeme yapılması gerekir. Bu belge neden basılsın, zarflansın, postalansın? Çok az veri içeren bir evrak. Alıcı ile satıcı arasında bu elektronik bir şekilde gitse olmaz mı? T.C. Maliyesine bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (yani vergileri toplayan kurum) yıllar evvel kayıt dışı ile mücadele etmek için, süreçleri kolaylaştırmak için, izleme ve kontrol mekanizmalarını güçlendirmek için “e-fatura” konseptini ortaya atmıştır.

Bugün artık sadece faturalar değil, defterler, irsaliyeler, noter işlemlerinin bir kısmı, bu evrakların saklandığı arşivler tümüyle dijitalleştirilmiştir. Böylece ciddi bir kağıt ve onun proses edilmesi işlerinden şirketler kurtulmuştur. Ayrıca devlet anında, gerçek zamanda işlemlerden haberdar oluyor, otomatik bir şekilde vergisini tahsil ediyor. Ama bunların tümü ışık hızında sağdan sola uçan birer veri kaydıdır, bir işlemdir. Kağıt ve postalanma yerine çok güçlü iletişim altyapıları ve veri merkezleri gerektirmektedir. Bu dönüşüm çok başarılı bir dijitalleşme örneğidir.

Bugünlerde “bu tür finansal işlemleri daha da dijitalleştirmek mümkün olabilir mi, hatta paranın ta kendisini dijitalleştirebilir miyiz?” çok tartışılmaktadır. Blok zinciri (blockchain) ortaya çıktığından beri kafalar çok karıştı. Özellikle Bitcoin ve benzeri kripto paraların çoğalması ve 2017 yılında bunların çok kısa sürelerde çok yüksek değerlere ulaşması kafaları iyice karıştırdı. Bu sanal paraları icat edenler “gelecek budur” diyorlar, “bankalara gerek kalmayacak, para devletlerin tekelinden çıkacak, alternatif bir finans sistemi oluşacak, her şey çok daha güzel olacak” diyorlar.

Ama sonra bir anda çok sert değer düşüşleri yaşandı, özellikle Bitcoin ile uğraşan pek çok kişi sahtekarlık nedeniyle hapse girdi ve bir anda o çılgın düşünceler biraz soldu, arka plana, hatta yer altına doğru kaydı. Karşılığı olmayan çok büyük bir değerleme ile ne olduğu hiç anlaşılmayan suni bir finansal değer icat edildi. Bunun sabun köpükleri gibi patlayacağı aşikârdır. Zira karşılığında herhangi bir değer yoktur.

Genelde çok fikir ayrılığı yaşayan ekonomistler, kripto paralar konusunda son derece hemfikir. 2007/2008 krizini öngörmekle ün kazanmış Nouriel Roubini Bitcoin ve tüm kripto paralar için “İnsanlık tarihinin en büyük köpüğüdür.” demektedir. Diğer önemli ekonomistlerin de benzer ifadeleri var. Demek ki bu paralar bu şekilde kullanılmayacak, yeni ve daha değerli farklı yöntemler ve kullanım alanları bulmak gerekecektir.

Sonuç itibariyle finansal değer arz eden her unsur; para, ödeme, kredi, çek vb. dijital ortamda işlem görecek. Nitekim tüm bunlar birer veri kaydıdır, tarihi, tutarı, para birimi, kimden kime gideceği bilgilerini içeren bir işlemdir, bir değerdir. Bunun fiziki bir tezahürüne artık gerek yoktur. Mobil cihazımızda olabilir, mobil banka hesabımızda olabilir, e-fatura olarak olabilir, sistemlerin arka tarafta entegrasyonu ile olabilir ve daha akla gelmeyecek pek çok başka türlü dijital yöntemle olabilir. Ve giderek daha dijitalleşecektir.

İnovatif şirketler, bireyler, araştırmacılar ve girişimciler bugün bilmediğimiz, hayal dahi edemediğimiz yöntemleri bulacaklar ve hayata geçirecekler. Faydalı olanlarını bağrımıza basacağız, hayatımıza dahil edeceğiz. Faydalı olmayanlar ise zaman içinde doğal seleksiyona uğrayacaktır. Finansal unsurların geleceği son derece dijitaldir.

Hayatımızın her noktasında dijitalleşme örneklerine rastlıyor, her gün yeni dijital deneyimler yaşıyoruz. GelecekHane CEO’su Halil Aksu’nun kaleme aldığı Dijitopya kitabı, dijital dünya konusunda ele aldığı konularla ufkunuzu açacak! Müziğin dijitalleşmesinden, mekanların dijitalleşmesine; CDO başarı hikayelerinden, şirketlerin dijitalleşmesine geniş yelpazede uzman görüşlerinin bulunduğu Dijitopya kitabını link üzerinden edinebilir, dijital dünyayı keşfedebilirsiniz!

Siz de GelecekHane’nin dijital dönüşüm konusunda önemli markalara verdiği danışmanlık hizmetleri ile bir adım öne geçmek ister misiniz? Perakende, üretim ve otomotiv gibi farklı sektörlerde çok önemli markalardan elde ettiğimiz engin deneyimimiz ile size ve şirketinize dijital dönüşüm danışmanlığı hizmetleri konusunda önemli katkılarda bulunabiliriz. Hizmetlerimiz ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için bize ulaşın, dijital dünyada bir adım öne geçin!